|
KONUŞMA
TERAPİSİ
Dil, insanların
iletişimde bulunmak amacıyla geliştirdikleri bir anlaşma
aracıdır. Bir kişi konuşur, diğeri dinler ve bilgi sözel
olarak iletilmiş olur. Yaşama gözlerimizi açmamızla
çevremizle olan iletişimimiz ve etkileşimimiz
başlamaktadır. İletişim süreci, bebeklerin anne
babalarına ilk kez tepki vermeleriyle başlar. Çocukların
büyük çoğunluğu okula başladıklarında artık sözlü
iletişimde iyice deneyim sahibidirler; diğer bireylerin
söylediklerini anlayabilir ve kendi düşüncelerini
konuşma yoluyla ifade edebilirler. Okul dönemi, dil
öğrenmenin temel taşını oluşturmaktadır.
Dil ve konuşma bozukluğu
yaşayan birey, toplumda kendini var etmekte sorun yaşar
ve bu sorun yaşamının bütün alanlarını etkiler. Dil ve
konuşma bozukluğu özel gereksinimli pek çok çocuğun
sorunu olabilir. Bu bireyler, diğer bireylerin dilini
anlamakta, kendilerini konuşarak ifade etmekte veya dili
kavramakta ve üretmekte güçlük yaşayabilirler.
KONUŞMA ÖZELLİKLERİ VE BOZUKLUKLARI
Solunum bozukluğu
Fonasyon bozukluğu
Prosodi bozuklukları
Artikülasyon bozuklukları
SEMANTİK-PRAGMATİK DİL BOZUKLUĞU (SPDB)
Semantik-Pragmatik Dil
Bozukluğu çocuklar (bazı kaynaklarda semantik-pragmatik
bozukluk olarak geçer) semantik işleme ve dilin
pragmatik kullanımını etkileyen bir dil bozukluğuna
sahiptir. Bazı otoriteler, SPDB’yi otizm spektrumunda
görürken, bazı otoriteler, sadece dil bozukluğu olarak
görürler (Caroline Bowen, 2001)
Semantik zorlukları olan
çocuklar, sözcükleri ve tümceleri anlamada zorluk
çekerler. Bu durum, bazı zamanlarda bir şey yapılması
istendiğinde garip cevaplar vermelerini ve sorular
sormalarını ortaya çıkarır. Semantik zorlukları olan
çocuklar; kelimelerin, ifadelerin ilk anlamlarını
anlamakta ancak diğer anlamlarını anlamamaktadırlar.
Semantik-pragmatik dil bozukluğu olan çocuklar
kelimeleri kavramada güçlük, sosyal olarak utandırıcı,
rahatsız edici, kafa karıştırıcı ve heyecanlandırıcı
durumlarla karşı karşıya gelebilirler. Bu, çocuğun
eleştirilmesine ve rahatsız olmasına neden olabilir.
Aile, arkadaşlar, öğretmenler ve diğer yetişkinlerin
SPDB’ li genç bir insana kılavuzluk ederken çok
hassas/duyarlı olmaları gerekir. Bozukluğun doğasını
anlamaları, bu açıdan çok yardımcı olacaktır.
|